10 Gün Geçti:
Uzun bir avdan sonra Temel köyüne geri dönmüş. hiçbirşey getirmediği gibi ağızını bıçak açmıyor. Herkes biliyorki Temel dertli. Kahvede bizimki otururken kadim dostu Dursun yanına yaklaşıyor.
“Temel gözüm neyin var niye böylesin ?” .
Temel biraz ofluyor pufluyor ardından anlatmaya başlıyor
“Dursun avın son gününde bir mağradan geçiyordum , merak ettim içeri girdim”
“eeee??”
“Eesi o ki baktım içeride kocaman bir AYI tabi tam tüfeği doğrulttum ki Ayı uyandı atladı üstüme , elbiselerimi yırttı ve remen bana tecavüz etti yaaa…”Dursun arkadaşının derdine çok üzülmüş hemen teselliye
başlamış ” Vah canım arkadaşım benim merak etme kimseye söylemem boşverceksin unutacaksın…”Temel şöyle içli içli dönmüş gözler yaşlı.
“İyi diyorsunda Dursunum bak 10 gün geçti ne bir tatlı söz ne bi çiçek ….”
Bizim Eşşek:
Adamın biri avlanmayı çok seviyormuş. Piyangodan büyük ikramiyeyi kazanınca olan parayı 15 günlük bir safariye yatırmış.
15 gün sonra dönmüş gelmiş köy kahvesine,ayakta karşılamışlar, hepbir ağızdan ‘de hele anlat,neler yapmişsen,neler görmüşsen?’ demişler.Bizim avcı demiş ki ‘valla zebra avlamışem’.
demişler ‘ula zebra da ne olaki?’.
demiş:bizim eşşeği bilisen?
-he bilirem
-ha iste bizim eşşeğin çizgilisidir,boyle pijama giymiş gibi olanıdir.sonra zürafa avlamışem.
-ula zürafa da nolir?
-bizim eşşeği bilisen?
-he bilirem
-işte bizim eşşeğin böyle boyu 3-4 metre olanıdir.sonra,başka,ee,piton avlamışem.
-la piton da nolir?
-bizim eşşeği bilisen?
-he bilirem
-eşşeğin sikini bilisen
-he bilirem
-aha odır, ama eşşek yohtır!
Acemi:
Avcılar aralarına yeni katılan acemi avcıyı sınamak isterler ve ellerinde bulunan; av kuşları ile ilgili kitabı çıkartıp bir sayfa açarlar.Bu sayfada bulunan kuşun gövdesini kapatıp bacaklarını acemi avcıya gösterirler, cevap alamayınca diğer resme geçerler…Ondan da cevap alamazlar ve birkaç resimden sonra alaylı biçimde
-”Senin iyi bir avcı olman için daha çok çalışman lazım” deyince,acemi olan avcı mahçup ve üzgün olarak aralarından ayrılırken, diğer arkadaşlardan biri
-”Arkadaşım senin adın neydi?” deyince acemi avcı pantolonunu indirip bacaklarını gösterir..
Geyik:
Avcılar soguk bir kış akşamı kahvede toplanıp anılarını tazeliyorlarmış. 3-4 avcı anlattıktan sonra sıra Ömer’e gelmiş:
-”Soguk bir kış akşamıydı heryer karlıydı karşıma ikitane geyik cıktı. Namluyu dogrulttum ve ateşettim. Geyik yere serpildi. Geyigin ayaklarını attım omzuma..”
Bu esnada ömerin kızı gelir:
-”Baba baba annem seni eve cagırıyor” der.Ömer:
-”Tamam kızım sengit ben geliyorum” der ve avcılara döner:
-”Nerde kalmıştık attım ayagını omzuna verdim yarragı verdim yarragı verdim yarragı”..
Tavşan Avı:
O gün damat, avladığı tavşanla gelir eve.
Kaynana :
-Ee damat nasıl avladın tavşanı? diye sorar.
-Çalılıkların arasında avlanıyordum. Bir baktım çalının arkasında bu tavşan. Baldızın .mı gibi topacık duruyor. Tüfeği doğrulttum, bir patlattım. Kaynananın .mı gibi yayıldı kaldı.
-!!!
Ayı Bu:
Bir avcı, evine gelen misafirlerine eski bir ayı
postunu göstererek der ki: “Bu ayıyı Bolu ormanlarında
vurmuştum.”Misafirlerden biri, bu palavraya inanmayıp
sorar: “Nasıl olur? Bu kutup ayısıdır. Bolu’da
bulunmaz.”Avcı gülümseyerek cevap verir:
“Kardeşim ayı bu. Buranın kutup olmadığını, Bolu ormanları
olduğunu nereden bilsin?”
Hızlı Medya:
Aslan ile tilki beraber yürüyorlarmış.iki metrelik uçurumun kenarına gelmişler ve karşıya geçmeleri gerekiyormuş.
tilki aslana;-sen uzan ben üzerinden geçeyim daha sonra seni tutarım sen de geçersin demiş ve aslan kabul etmiş. tilki aslanın üzerinden geçerken aslanın kıçına bakmış çok hoş duruyor.aslanı bir güzel düzmüş ve kaçmaya başlamış. aslan zar zor kendini toparlamış uçurumdan karşıya geçmiş başlamış tilkiyi kovalamaya.
tilki bölgede safariye çıkan bir avcı grubunun karavanının yanındaki şezlonga uzanmış kafasına bir kep geçirmiş ve gazeteyi alıp okuyor gibi yüzünü gizlemiş.
aslan bakmış bir kişi gazete okuyor demiş buradan kaçan bir tilki gördün mü?
TİLKİ; -Hani şu aslanı siken tilki mi diye sormuş. aslan içini geçirerek vay amına kodumun basını ne çabuk haber yapmışlar demiş.
Tilki:
Avcının biri kahvehaneye gelir.benim vurduğum tilkinin kuyruğu der yüksekten atarmış. bir gün adamın biri ben öksürünce tilkinin kuyruğunu kısalt demiş. Bir gün adam kahvehaneye gelip vurduğum tilkinin kuyruğu 15m.
-öhö öhö
-12,5 m
-öhö öhö
-10 m
-öhö öhö “halbuki adamın boğazına gıcık gelmiştir”
-yarım metre
-öhö öhö
lan demiş bu tilkinin kuyruğu hiç mi yoktu:):):) ha ha ha
3 Kez:
Ava çıkmış adam, başına gelenleri anlatıyormuş:
-Ormanda ilerlerken, karşıma kocaman bir Ayı çıkmaz mı?Çifteyi doğrultacak vakit yok!..Silahı bir kenara attığım gibi başladım kaçmaya.Fakat Ayı peşimde!Benden hızlı koşuyor.Bir ara ayının sıcacık nefesini ensemde hissettim.O kadar yaklaşmıştı.Derken Ayının ayağı kaydı, yere düştü…Fırsat bu fırsat, tabana kuvvet arayı açtım.Ama Ayı toparlandı, kalktı, bana yetişti.Yine nefesi ensemde… Pençesini uzatsa omuzumdan yakalayacak.Allahtan tam o sırada yine Ayının ayağı kaydı, yere düştü.Talih bana gülüyor!Hızımı arttırabildiğim kadar arttırdım, yeniden arayı beşyüz metre kadar açtım.Tanrı sizi inandırsın arkadaşlar, Ayı yine bana yetişti.Yine nefesi ensemde…şansa bakın…Ayının tekrar ayağı kayıp yere düşmez mi?
Serüveni dinleyenlerden biri dayanamamış:
-Sen de çok yürekliymişsin kardeşim!…Hayvan bana üç defa nefesi enseme gelecek kadar sokulsa, çok ayıptır söylemesi, ben korkumdan altıma ederim.Avcı dönüp ters ters sözünü kesene bakmış :
-Lafı karıştırma yahu!Ayı üç kez neyin üstüne bastı da ayağı kayıp yere düştü sanıyorsun?
Avcılar:
iki avcı kahvede konuşuyorlarmış vede köpeklerini övüyorlarmış bitanesi benim karabaş okadar akıllıki geçenlerde ava gittim ama sıkıları evde unuttum karabaşa tüfeyin namlusunu koklattım gidip evden sıkıları getirdi diyer avcıda lafın altında kalmak istememiş ve hemen lafı almış oda birşeymi geçenlerde ailece plaja gitmiştik benim hatun bikinisinin altını evde unutmuş hemen benim çomara hatunun orasını koklattım gidip bir altkattaki komşunun penisini getirdi..
99 Aslan:
Avcının biri palavra sıkıyormuş..
-”Geçen yaz Afrika’da 99 aslan vurdum..” Arkadaşı dayanamamış,
-”100 de şuna bari” demiş. Avcı da
-”1 aslan için yalan mı söyliycem sana” demiş.
Odur O:
Ovali iki acemi avci uzakta bir tavsan görüp ates ettiler.Vakit aksam üzeriydi , alacakaranlikti. Aleleacele soyup ateste kizartti bir güzel yediler.Üstüne de birer cigara tellendirmislerdi ki yanlarina biri yaklasip selam verdi. Gelen, kizilcik satmaktan dönen bir Tortumlu idi.
-Agalar sabah giderken essegüm buralarda guzlamus idi, hes gördüüüüz?
Iki avci birden gözgöze geldiler. Içlerinden biri mirildaniyordu:
-”Odur oooo!”
Deve Kuşu:
Siirtli mıho avcı olmaya karar verir ama hiçbir hayvanda tanımaz. hayvanat bahçesine gidip hayvanları tanımaya karar verir. gördüğü ilk hayvanı rehbere sorar;
rehber:”katır” der.
mıho:”nasıl olii”
Rehber:”eşşek ile atın çiftleşmesinin ürünüdür”der.
mıho şaşırır ama belli etmemeye çalışır, bir hayvan daha görür rehbere sorar:
Rehber:”kurt köpeği” der
Mıho:”nasıl olii”
Rehber:”köpek ile dişi kurtun çiftleşmesinin ürünüdür”der
mıho gene şaşırır ama belli etmeme çabalar
mıho bir hayvan daha görür ve merakla
“bu ne ”
Rehber:”deve kuşu”
mıho:”ha siktir puşt herif”
Ayı:
Avcının biri, ormanda gezerken uyuyan bir ayıya rastlar. Tüfeğini ayının başına dayar ve tetiği çeker. Ama sadece klik diye bir ses gelir. Yani fişek patlamaz… Ayı, adamı tutup bir güzel *iker. Adam, götünün acısı ve *ikilmenin hırsıyla ertesi gün de ayının peşine düşer. Ayıyı yine uyur halde bulur ve tüfeği doğrultur, tetiğe basar. Fakat klik sesi gelir, tüfek patlamaz. Ayı, avcıyı bir güzel *iker.
Avcı, intikam ateşiyle ertesi gün de ayının peşine düşer. Ayıyı yine uyur vaziyette yakalar, silahını doğrultur ve fişek yine patlamaz. Ayı uyanır, adamı yakalar, *iker ve “Ulan yeter artık. Avcı mısın ibne mi?” der…
Neredeyiz:
İki Türk Fransa’ya geyik avına gitmiş. Av da av yani… Deniz uçağıyla bir krater gölüne inecekler, dağlarda avlanacaklar sonra dönecekler… Şimdi onlara katılalım…
Pilot: Beyler göle indik, size iyi avlar. Bir hafta sonra tekrar bu göle sizi almak üzere iniyorum. Ancak şunu peşin peşin söyleyeyim, adam başı bir geyik taşıma hakkınız var. Deniz uçağı daha fazlasını kaldırmıyor.
Bizimkiler: Tamam, biz zaten seri avı düşünüyor değiliz, asıl kafamız dağılsın diye buradayız.
Pilot: Harika, iyi avlar. Rastgele!
***
Bir hafta sonra deniz uçağı göle iner… Pilot bir bakar ki… Bizimkilerin yanında, adam başı iki geyik!
Pilot: Bravo da, adam başı tek geyik demiştik. Bu uçak, bu ağırlığı taşımaz.
Bizimkiler: Taşır taşır.
Pilot: Taşımaz.
Bizimkiler: Taşır taşır.
Pilot: Beyler bakın! Burası Avrupa Birliği, her şeyin bir kuralı var. Nizam var intizam var! Dört geyikle binerseniz bu uçak havalanamaz.
Bizimkiler: Havalanır havalanır.
Pilot: Olmaz!
Bizimkiler: Geçen yılki pilot havalandı ama…
Pilot: Havalandı mı? Dört geyikle mi? Buradan mı?
Bizimkiler: Evet tastamam öyle. Geçen yılki pilot, dört geyikle havalandı!
Pilot: Madem o pilot yaptı, ben de yaparım. Hayatımda ilk defa böyle bir şey yapıyor olacağım ama kanıma girdiniz. Hadi yükleyin geyikleri, binin, bağlayın kemerlerinizi, kalkalım.
***
Pilot gazı verir… Deniz uçağı göl üzerinde süratlenir… Süratlenir… Kızaklar sudan kesilir ama uçak bir türlü ağırlığı kaldırıp yükselemez…. Ve sonuçta burun üstü ormanın içine çakılır, bin parçaya ayrılır. Şans eseri kimsenin burnu kanamadan herkes kurtulur. Ormanda, yarı baygın, paramparça olmuş uçağın yanında, bizim avcılardan biri kendine gelir, kafayı kaldırır… Arkadaşı da gözlerini açmıştır…
Gözlerini açan sorar:
- Len Ahmet, neredeyiz biz?
Bizimki şöyle bir etrafa bakar…
- Hemen hemen…. Geçen yıl düştüğümüz yerin 200 metre kadar gerisinde!
Köpek:
İki avcı köpekleriyle övünüyorlarmış. Avcılardan biri “Benim köpeğim çok akıllı. Geçenlerde ava çıkmıştım. Bir de ne göreyim. Kurşunları evde unutmuşum. Hemen benim köpeği çağırdım ve av tüfeğimi koklattırdıktan sonra eve yolladım. Yarım saat sonra akıllı köpeğim kurşunları alıp getirdi” deyince 2. avcı atılmış:
-Benim köpeğim daha akıllı… Geçenlerde karımla sahile gitmiştik. Karım soyundu, fakat mayosunun altını evde unutmuş. Hemen benim köpeği çağırdım. Karımın cinsel organını kokladı ve eve gitti. 20 dakika sonra ağzında neyle geldi biliyor musun? Benim komşunun cinsel organıyla…
Sadık Köpek:
Bir AVCI digerine sordu:
Köpeginizi satin almak istiyorum ama sadik midir?
-Hem de fazlasiyla sadik. Size bu konuda yüzde 100 garanti verebilirim.
-Nasil bu kadar emin olabilirsiniz?
Simdiye kadar 5 kere sattim. Her seferinde de geri geldi.
Av Merakı:
Temel ile İdris avcılığa merak sarmışlar ve bu işi pirinden ögrenmeyi kafaya koymuşlar. Duymuslarki bilmem ne köyunde bir Mehmet ağa varmış,bu işin piriymiş. Hangi delikten, hangi hayvan çıkar bilirmiş. Doğru Mehmet ağaya gitmişler, dertlerini anlatmışlar. Hayli yaşli bir adam olan Mehmet ağa “zaten artık benimde birilerini yetiştirmem lazım” demiş ve çıkmışlar dağlara.Ufacık bir delik çıkmış karşılarına. Mehmet ağa demiş
- “Bu delikten biraz sonra sincap çıkar.”
Gerçekten iki dakika sonra çıkmış sincap, bizim avcılarda sincabı bir atışta vurmuşlar. Biraz ileride biraz daha büyük bir delik.Mehmet ağa demis :
- “Birazdan burdan bir tavşan çıkar.”, dediği gibi tavşan çıkmış gerçekten ve bizimkilerde indirmişler aşağı. Daha ileride biraz daha büyük bir delik bu defaki kurban tilki ve daha sonra daha büyük bir delikten de bir ayı avlamışlar.Mehmet ağa
- “Ben yoruldum artık gidiyorum”, demis.Temel ile İdris biz biraz daha avlanacağız diye devam etmişler. Koca bir deliğe rastlamışlar ve beklemeye başlamışlar.
Ertesi günkü gazetelerde haber
- “Manisa treni iki kişiyi ezdi”.
