- Acayip:
Ben ve kardeşim o akşam yemek yiyorduk ve aniden zil çaldı, kapıyı annem açtı.
Kapıda olan kişiler arkadaşlarımdı ve bizi aşağıya çağırıyorlardı. Saat 10.00′na geliyordu. Sofradan kalkar kalkmaz aşağıya indik.
Arkadaşlarımızla her gece korkunç hikayeler anlatırdık. Gece dedim, çünkü sabahlara kadar oturur hikayeler anlatır, oyun oynardık. Her kafadan bir hikaye çıkardı ortaya ama birbirimizi korkutmak için yarış yapardık.
O akşam herkes hikayesini anlattıktan sonra oyun oynamaya karar verdik. O zamanlar 11 yaşındaydım ve saklambaç oynamayı çok seviyordum.
Ebe saymaya başladığında herkes yerini almıştı ve ben de. Tabi ki ben o anki olacak olaylardan haberdar değildim. Kim bilirdi ki şeytanı karşımda göreceğimi.
Ben yerimde, ebenin saymayı bitirmesini bekliyordum. Ebenin saydığı binanın yan tarafındaydım. Ebebin sayması bitmediği için sıkıntıya girmiştim. O an arkamı dönmemle dona kalmam bir olmuştu.
Şimdi şeytanla karşıkarşıyaydım. O herkesin bildiği, gördüğü bir tipten değildi. 2 metre boyu, yumruğum kadar iri ve kıpkırmızı gözleri, çatal biçiminde uzun asası, 2 adet iri buynuzları ve üstünde siyah bir şeyi vardı ama ayakları yoktu. Evet, yanlış okumadınız, ayakları yoktu.
Adeta uçuyordu. O anda vücudum çözülüvermişti. Hemen bahçenin ortasındaki kuyunun arkasına saklanmıştım. Ebe ağladığımı duyunca hemen arkadaşlara haber verdi. Bu şeytanı yakın arkadaşım da görmüş ve o da çok korkmuştu.
Bu olaylardan sonra, her pisliğin yanında cinlerin olduğuna şaitlik ettim. Ertesi sabah şeytanı gördüğüm yere geldik. Orada bulunan ev bomboştu. Evin içinde bir el vardı ve sanki el bizi seyrediyordu.
Önce inanmadık, sonra da banyoda gördük. Ev zemin kattaydı. Banyonun penceresinden içeri yumurta kartonu attık ve karton geri geldi.
Bu olay birkaç defa gerçekleşti. Ne zaman oraya gitsek üst kattakilerin kızını yerde baygın buluyorduk ve bu olaydan sonra bir şey farkettim ki, ne zaman korkunç hikayeler anlatsak o zaman kötü şeyler oluyordu ama anlatmayı da seviyorduk.
Bu yüzden siz siz olun, sakın korkunç şeylerden bahsetmeyin. Eğer cinlerden bahsedecekseniz kötü varlıklar diye konuşun, bunu sakın unutmayın.
Rumuz: Korkunç
- Kan:
Arkadaşlar şimdi size gerçekten yaşanmiş bir hikaye anlatacağım. Ben bu hikayeyi komşumdan öğrendim. Neyse, Birgün baba ile oğlu karavanla bir geziye çikmişlar. Macera olsun diye ara yollardan gidiyorlarmiş. Bir süre sonra baba benzinlerinin bittiğini ve bulunduklari yere yakin bir kasabadan benzin almaya gideceğini söylemş.Çocuk babasina beni de götür diye yalvarmiş ama nafile.
Babasi ona hemen dönücem demiş. Babanin kasabaya gidişinden 2 saat geçmiş. Sonunda çocuk endişelenmiş, bu düşünceler içindeyken karavanin üstüne şip şip bişeyler damlamaya başlamiş. Çocuk dişariya çikip baktiğinda babasinin cesedini ağaçta parçalanmiş bir şekilde görmüş.
Rumuz: Tuğçe
- Siyah:
Zamanın birinde, kadinin 3 tane kizi varmis. Üçüde hastaymis. Doktor demis ki; birinci kizin 1 haftalik, ikinci kizin iki haftalik ücüncü kizin üc haftalik ömrü kalmis. 6 gün sonra 1. kiz annesinden yatanin yanina bir kirmizi gül koymasini istemis. Annesi çiçekciye gitmis, çiçekçiden kirmizi gül istemis. Ama cicekcide kirmizi gül kalmamis sadece siyah gül varmis, böylece anne siyah gül almis.
Aksam kiz annesine sormus neden siyah gül alin?
Annesi çiçekçide kirmizi gül kalmadığını söyler. Sabah annesi kzi ölü yatakta bulur. Bir hafta sonra ikinci kizida kirmizi gül ister ama yine kirmizi gül yoktur ve yine anne siyah gül alir. Sabah ikinci kizinida yatakta ölü bulur. 6 gün sonra ücüncü kiz da ölüceni hiseder ve oda annesinden kirmizi gül ister. Ama annenin siyah gül almaktan baska caresi kalmaz. Ama bu gece anne sabaha kadar kizinin yaninda bicakla durmaya karar verir. Saat gece yarısında gülün icinden dumandan iki el cikar ve kizin boynuna dogru yönelirler. Anne cok korkar ve bicakla sol eli keser. Sabah kiz halen yasar.
Aradan bi kac gün gecer ve anne birini ziyaret etmek için çiçekçiden gül almaya gider. Birde ne görsün, çiçekcinin sol eli sargılı..
Rumuz: Prenses
Rastgele Yazılar:
- Kurtlar Vadisi Sözleri, Kısa Kurtlar Vadisi Sözleri, Güzel Kurtlar Vadisi Sözleri, Msn Kurtlar Vadisi Sözleri, Cep Sms Kurtlar Vadisi Sözleri
- Süper Sohbet Odaları
- SesliCafe Sohbet Odaları
- Türkçe Radyolar, Canli Türkçe Radyolar, Online Türkçe Radyolar, Türkçe Radyo Dinle, Müzik Dinle, İnternetten Türkçe Radyo Dinle
- Evli Arkadaş Sohbet Odaları
- Show Tv İzle
- Asker Mesajları, Kısa Asker Mesajları, Güzel Asker Mesajları, Msn Asker Mesajları, Cep Sms Asker Mesajları
- Avusturya Sohbet Odaları
- SohbetCom Sohbet Odaları
- Genç FM, Canli Radyo Genç FM Dinle, Radyo Dinle, Online GençFM Dinle, Müzik Dinle, İnternetten Genç FM Dinle
Günün Notu:
Bugün: 09 Eylül 2010, Perşembe / 20:31:11
Hava tahminleri
İnsanlar, havayı tahmin etmeyi yüzyıllardır başarıyorlar. Meteorologlar uzun yıllar boyunca termometre, yağış ölçer, rüzgar ölçer ve barometre gibi basit aygıtlar kullandılar, ancak uygu fotoğrafı teknolojisinin gelişmesiyle hava tahmini konusu tamamen değişti. Bilgisayarların kullanımıyla beraber tam olarak doğru hava tahmini yapmak mümkün hale geldi. Eski hava tahmincileri, havadaki neme göre açılan ya da kapanan çam kozalaklarını kullanırlardı. Açık uçlu bir kocalak kuru hava anlamına gelmekteydi. Deniz yosunları da nemliliğin ölçülmesinde yardımcı olurdu. Kurumuş yosunlar kuru havanın habercisiydi.

